Türkiye Böyle Bir Muhalefet Anlayışıyla Yoluna Devam Edemez

37. Muhtarlar Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’ye gönül vermiş vatandaşların böyle bir yönetimi hak etmediklerini düşündüğünü dile getirerek, “Halkından bu derece uzak, hakikatlere bu derece yabancı, kendi kurduğu sahte dünyaya hapsolmuş bir siyaset anlayışının akıbeti tıpkı 1990’lardaki parti kadroları gibi olacaktır. Milletimiz onları nasıl sandığa gömdüyse, bu anlayışın sonu da aynı olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 37. Muhtarlar Toplantısı’nda, Türkiye’nin 81 ilinden gelen mahalle ve köy muhtarı ile Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde bir araya geldi. 2 bin köy ve mahalle muhtarının katıldığı buluşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİYLE GÜVEN ORTAMI TEMİNAT ALTINA ALINACAK”

Bazılarının, 16 Nisan halk oylamasının kabul edilmesi hâlinde geçilecek yeni yönetim sistemini alelade bir değişiklik sandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki biz yeni yönetim sistemimizle istikrar ve güveni teminat altına alarak ülke olarak bir üst lige çıkma yolunda önemli bir adım atıyoruz. Şu anda Türkiye’nin başında 1920’den alacak olursak 65’inci, 1950’den alacak olursak 48’inci hükûmet var. Şayet hükûmet her beş yılda bir kurulsa, Türkiye istikrar içinde yoluna devam etseydi bugün en fazla 19’uncu, bilemediniz 20’nci hükûmetiyle yönetiliyor olacaktı, işte istikrar bu. Ama bu istikrarı ne yaptılar? Ortadan kaldırdılar; 65 nere, 19-20 nere” diye konuştu.

1991 seçimlerinden, 2002 yılı Kasım’ında AK Parti iktidara gelene kadar Türkiye’de koalisyonlar furyasının yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1991’den itibaren kesintisiz bir şekilde güçlü hükûmetler tarafından istikrarlı bir şekilde yönetilmiş olması durumunda, Türkiye’nin bugün bulunduğu yerin 2 kat üstünde olacağını, kişi başı millî gelirin 11 bin dolar değil 22 bin dolar olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Bu milletin her bir ferdinin cebinden işte bu paralar çalındı. Peki, nereye gitti? Tabi ki rantçıların, faizcilerin, spekülatörlerin cebine gitti. Aynı şey Gezi olaylarında da oldu, orada da aynı şeyi yaptılar. Türkiye’de bir gecede faizlerin yüzde 7 bin 500’lere çıktığı günleri hatırlıyoruz değil mi? Kardeşlerim, bunlar sipariş üzerine yapıldı. Bu faizler bir gecede yüzde 7 bin 500’e çıkarken, bunu kim ödedi? Benim milletim ödedi. Yazık değil mi bu millete? Biz bir daha milletimizin cebinden kimse parasını çalamasın diye istikrar ve güven ortamını garanti altına alacak bir yönetim sistemini ülkemize kazandırmanın çabası içindeyiz.”

“YÜRÜTME, YASAMA VE YARGININ KENDİ KULVARLARINDA GÜÇLÜ ŞEKİLDE İŞLEDİĞİ BİR SİSTEM KURUYORUZ”

7 Haziran 2015 seçimleri sonucunda hiçbir partinin tek başına hükûmet kuracak çoğunluğu elde edemeyince yaşanan belirsizlik ortamını hatırlatan ve “Terör örgütlerinin ve arkalarındaki güçlerin nasıl sırtlan gibi ülkemizin üzerine çullandıklarını hatırlıyoruz değil mi?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunlara da bir daha meydanı bırakmamak için, yürütmenin, yasamanın ve yargının kendi kulvarlarında güçlü şekilde işlediği bir sistem kuruyoruz. Bunun için güçlü Türkiye diyoruz, bunun için büyük Türkiye diyoruz, bunun için müreffeh Türkiye diyoruz, bunun için istikrarlı Türkiye diyoruz, 16 Nisan’da işte bunlar için ‘evet’ denilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kardeşlerim, Tayyip Erdoğan’ı seven vardır, sevmeyen vardır, hepsine saygı duyarım. Ama Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin ve Türk milletinin aleyhine herhangi bir işe kalkışmasının mümkün olmadığı hususunda ben herkesin mutabık olduğuna inanıyorum. Beni kimlerin sevmediğini size söyleyeyim. Beni bölücü terör örgütü sevmez, beni FETÖ sevmez, beni rantçılar sevmez, beni DEAŞ sevmez, beni Batı’nın bir kısım liderleri hiç sevmez ve İsviçre’nin Parlamentosunun önünde porteyi koyup şakağıma silah dayananlar sevmez. Onlardan zaten böyle bir şey beklemek mümkün değil ki. Değerli kardeşlerim, zaten biz onların sevmesini beklemiyoruz. Bizi halkımız sevsin, bizi Hak kabul etsin, onun rızasını kazanalım yeter. Biz bir şeyin peşindeyiz; nedir? Rabbimizin rızasını kazanmak, halkımızın rızasını kazanmak. Yarın ölür gideriz. Bizim için, Baki ‘baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer’ diyor ya, işte şu yaptıklarımız elhamdülillah bunun nesidir, bir vesilesidir. Ha bu eserler görüldükçe diyecekler ki, ya bir gün bu ülkeden bir Cumhurbaşkanı geldi geçti, arkadaşlarıyla beraber güzel çalışmalar yaptılar, işte bu köprüleri onlar yaptılar, bu okulları onlar yaptılar, bu hastaneleri onlar yaptılar, bu yolları onlar yaptılar, bu havaalanlarını onlar yaptılar; bunu desinler yeter bizim için.”

“TÜRKİYE’Yİ İHYA ETMENİN GAYRETİ İÇİNDE OLALIM”

18 maddelik Anayasa değişikliği konusunda 180 tane yalan uydurarak milletin kafasını karıştırmaya çalışmanın adının muhalefet olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin böyle bir muhalefet anlayışıyla yoluna devam edemeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerim, MHP’ye gönül vermiş kardeşlerim, Büyük Birlik Partisi’ne gönül vermiş kardeşlerim, Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş bütün kardeşlerim, vatandaşlarım, Saadet Partisi’ne gönül veren kardeşlerim, hepinize sesleniyorum; gelin 16 Nisan’da birlikte bir millî, yerli ittifak yapalım. İnşallah bu lider ülke Türkiye’yi, büyük Türkiye’yi farklı bir şekilde inşa etmenin, ihya etmenin gayreti içinde olalım. Burada hissi davranmayalım, hasbi davranalım” çağrısında bulundu.

CHP’ye gönül vermiş vatandaşların böyle bir yönetimi hak etmediklerini düşündüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkından bu derece uzak, hakikatlere bu derece yabancı, kendi kurduğu sahte dünyaya hapsolmuş bir siyaset anlayışının akıbeti tıpkı 1990’lardaki parti kadroları gibi olacaktır. Milletimiz onları nasıl sandığa gömdüyse, bu anlayışın sonu da aynı olacaktır, bak onun da haberini vereyim” diye ekledi.

“MİLLETE ANLATACAK PROJESİ OLMAYANIN SİYASETTE ESAMESİ OKUNMAYACAK”

“Sandıktan çıkmak için yüzde 50+1 oyun gerektiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin devreye girmesiyle bu zihniyet tamamen tasfiye olacaktır. Artık millete söyleyecek sözü, anlatacak projesi, paylaşacak vizyonu olmayanın siyasette esamesi okunmayacaktır” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de 2019 Kasım’ında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için şimdiden hazırlanma, şimdiden proje geliştirme, vizyon ortaya koyma ihtiyacı duyduğunu, her gün bir başka ilde toplu açılış törenlerine katılıp milletle kucaklaşırken, bir yandan da zihninin bir köşesinde bunun hazırlıklarını yaptığını aktardı.

“MUHTARLARIN SGK PRİMLERİ DEVLET TARAFINDAN KARŞILANACAK”

2002’de göreve geldiğinde muhtar maaşlarının neredeyse 2-3 paket çay parasına bile denk gelmeyecek kadar düşük olduğunu ve daha sonraki süreçte kademeli artışlarla muhtar maaşlarını asgari ücretle eşitlediklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda bin 406 lira maaş alan muhtarların SGK primlerinin de karşılanması için ilgili kurumların hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yayınlanacak ilk kanun hükmünde kararnameyle bu meselenin çözüleceğini şu cümlelerle müjdeledi: “Artık muhtarlarımızın 613 lira tutan SGK primleri devlet tarafından karşılanacak. Böylece muhtarlarımızın gelirleri de fiilen maaş artı sosyal güvenlik primi olarak 2 bin 19 liraya çıkıyor.”

Güvenlik korucularına da devletin maaş, harcırah ve tazminatlarına ilave olarak 578 liralık bir sigorta ödemesi yapacağının müjdesini de veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlarımızın mahallelerine ve köylerine verdikleri hizmetlerle, güvenlik korucularımızın terörle mücadelemize verdikleri destekle bu imkânları ziyadesiyle hak ettiklerine inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan muhtarlara hitaben yaptığı konuşmasını, “16 Nisan’ın ülkemiz, milletimiz için aydınlık yarınlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum” temennisiyle tamamladı.

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News