TARİHİMİZDEKİ İSTİKRARSIZLIKLARIN ARKASINDA KÜLTÜREL YOZLAŞMA GÖRÜLÜYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Ödülleri’nin verildiği törene katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Bilimler Akademisi ödüllerini kazanan tüm bilim insanlarını gönülden tebrik etti.

Bilimin, sadece somut çıktıları itibariyle değil, zihinlerde yol açtığı değişimle, dönüşümle, aydınlanmayla da, ülkeler ve milletler için önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihimizdeki çalkantılara, istikrarsızlıklara bakıldığında, hepsinin de arkasında cehaletin, ilmi geriliğin, kültürel yozlaşmanın bulunduğunu gördüklerini kaydetti.

Selçukluyu kalbinden vuran Haşhaşilerin, bu boşluktan faydalandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlıyı uğraştıran pek çok sorunun da temelinde de aynı sıkıntıların var olduğunu dile getirdi.

“BİLGİ DEDİĞİMİZ SOMUT BİRİKİM, İLMİN İLK SAFHASIDIR”

Bu sorunla günümüzde de mücadele ettiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ denilen şer şebekesi, milletimizin eğitim konusundaki, yardımlaşma konusundaki hassasiyetlerini istismar ederken, en çok bu tür eksiklerden faydalanmıştır. Bu örgütün içindeki akademisyenler, yargı mensupları, polisler, askerler, öğretmenler, iş adamları iyi eğitim almış, fiyakalı okullardan mezun olmuş olabilirler. Ama bu durum, hakikatler karşısındaki körlüklerini, cehaletlerini, kalplerini ve zihinlerini bir şarlatana kiralamış oldukları gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bunun için, hep ilimle birlikte atalarımız, ecdadımız dikkat ederseniz irfanı, ilmin yanına koymuştur. Birde ilmin yanına hikmeti koymuştur. İlimle hikmeti beraber anmıştır. İrfan olmaza o ilmin hiçbir değeri yok. Hikmet olmazsa aynı şekilde o bilginin hiçbir anlamı yok. Bilgi dediğimiz somut birikim, ilmin ilk safhasıdır. Eğer bilgiyi gönül süzgecinden geçirip hikmetle taçlandırırsanız, işte o zaman irfana ulaşırsınız” dedi.

“İSLAM GELİŞMEYE MANİDİR DİYENLER, İSLAM’IN GELİŞMEYİ EMREDEN ÖZELLİĞİNDEN BAHSETMEZLER”

“Kâğıtla kalbi birlikte işlemeden sahip olunan birikim bizleri kurtarmaya, aydınlığa çıkarmaya, doğruya ulaştırmaya yetmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dikkat ederseniz, herkes Osmanlıya matbaanın geç girmesi üzerine ahkâm keser, ama hiç kimse kâğıdın Semerkant üzerinden dünyaya yayıldığını söylemez. Bizim coğrafyamızda rasathanelerde gözlemler yapılırken, gemiler pusuyla yolunu bulurken, şifahanelerde ameliyatlar yapılırken, dünyanın kalanında neler olduğunu hepimiz de çok iyi biliyoruz. Her fırsatta, doğrudan veya dolaylı olarak ‘İslam mani-i terakkidir’ diyenler, yani, ‘İslam gelişmeye manidir’ diyenler, tarihimizdeki bu ‘İslam amir-i terakkidir’ yani ‘İslam gelişmeyi, terakkiyi emreder’ örneklerini asla gündeme getirmezler. Kendimize gelebilmemiz, ancak kendimizi bilmemizle mümkündür. Şayet biz kendimizi bilmez isek, birileri gelir, bize ne olduğumuzu anlatmaya, bunun sınırlarını çizmeye başlar” ifadelerini kullandı.

“FETÖ’CÜLER İRADESİNİ KARANLIK BİR GÜCE TESLİM ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pek çok sapkın yapı gibi, FETÖ’cülerin de, işte burada yollarını kaybettiklerini sözlerine ekledi. “Ne” olduklarını, “kim” olduklarını unutarak, her biri, sadece sahiplerinin emrettiğini yapan birer Mankurt’a dönüştüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öyle ki, 15 Temmuz’da bu örgüt mensuplarının yaptıkları ihanetin büyüklüğünü, ancak bir asır önceki işgal günleriyle mukayese edebiliriz. Mesela, FETÖ’nün Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalaması ile Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın kapatılması aynı şeydir, aynı amaca yöneliktir. Orada bir fark yok. Her ikisi de, millî iradenin tecelligahı olan bu kurumları işlemez hâle getirerek, ülkenin işgaline zemin hazırlama amacı gütmektedir. Ülkenin en parlak beyinlerini bünyesine toplamakla övünen bir örgütün böylesine bir ihanet çukuruna yuvarlanmasının sebebi, ilmini irfana dönüştürmek yerine, iradesini karanlık bir güce teslim etme tercihinden kaynaklanıyor. Bizim dinimizde, inancımızda iki kavram vardır ki bu çok çok önemlidir. Bunun bir tanesi ‘ubudiyet’tir, bir tanesi de, ‘uluhiyet’tir… Biz ilah olarak Allah’tan başka bir güç asla tanımayız, tanıyamayız. Bu bizim inancımızın, itikadımızın en önemli başlıklarından bir tanesidir. Bir diğeri de Ubudiyettir, yani kulluktur. Allah’tan başka hiçbir güce biz kul olmadık, kul olamayız. Bu da bizim aynı şekilde ubudiyetimizin gereğidir. Fakat siz kalkıp da Pensilvanya’ya bu iki önemli itikadi başlığı teslim edersiniz işte orada her şey kaydı demektir. Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bize defalarca ‘Akletmez misiniz’, ‘düşünmez misiniz’ hep bu uyarılar var. Buna karşılık onlar ne diyor, ‘Akletme, düşünme, sadece sana söyleneni yap’ söyledikleri bu. Bunun adı yine Kur’an-ı bir ifadeyle cehalettir ve bu cehaletin havuzuna düşmek çok büyük tehlike getiriyor.”

Bu kör teslimiyetin ne inancımızda, ne kültürümüzde, ne de bilimde yeri olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki bilim ve eğitim kuruluşlarından beklentilerinin; düşünen, tecessüs eden, araştıran, soruşturan, sürekli daha ileriye gitmeyi hedefleyen bir anlayışı topluma yerleştirmeleri olduğuna dikkat çekti.

TÜBA’ya da bu konuda önemli görevler düştüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü ödül töreninde olduğu gibi, “Marifet iltifata tabidir” anlayışıyla bilim insanlarımızı teşvik eden TÜBA, bilim ve teknoloji alanında kendi kültürümüzü, değerlerimizi oluşturacağımız bir zeminin inşasına da öncülük yapmalıdır” dedi.

TÜBA 2016 Akademi Ödüllerini almaya hak kazanan Sosyal ve Beşerî Bilimler kategorisinde İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Mardin’in yerine İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cengiz Kallek, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Washington Üniversitesi (ABD) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mary-Claire King’in yerine TÜBA Konsey üyesi Prof. Dr. Tayfun Özçelik, Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde ise California Berkeley Üniversitesi (ABD) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Omar M. Yaghi ödüllerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldı.

Ödül töreni Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ödüllü akademisyenlerin aileleriyle birlikte toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News