Koronovirüs Salgını Nedeniyle Kimya Sektöründe İhracat Rakamlarının Artması Bekleniyor

22 Şubat 2020
Koronovirüs Salgını Nedeniyle Kimya Sektöründe İhracat Rakamlarının Artması Bekleniyor

Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biri olan kimya sanayinin temsil edildiği, “Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği”nin (TKSD) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na ikinci kez seçilen Haluk Erceber, yeni vizyon belgesi ve gelecek hedeflerini açıkladı. 3 yıl boyunca bu önemli görevi yürütecek Erceber’in, yeni dönemdeki öncelikli hedeflerini ihracat rakamlarının arttırılması ile deprem riskli bölgelerdeki sanayinin deprem dayanışmasının sağlanması oluşturuyor.

Erceber, ilk kez Çin’de görülen koronavirüs salgınının AB ülkelerinden daha fazla sipariş gelmesi ve ihracat rakamlarının artması yönünde sektöre olumlu etkisinin olacağına dikkat çekiyor. Kimya sektörü 2019 yılı itibarıyla 17.8 milyar USD ihracat gerçekleştirirken, ithalat rakamı 36.3 milyar USD oldu.

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği TKSD, Haluk Erceber ile yola devam dedi. İkinci kez TKSD Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Erceber, üç yıl süre ile görev yapacak. Yeni dönemdeki gelecek hedeflerini açıklayan TKSD Haluk Erceber, Turkish REACH (KKDİK) eğitim ve uygulamalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı standartlarında eksiksiz tamamlanarak, AB Kimya Sanayi ile ECHA’nın entegrasyonunu sağlanması da yeni vizyon belgesinde yer aldığına dikkat çekerken, bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalar hakkında şu bilgileri paylaştı: “TKSD Genel Kurulunda, 3 yıl sürecek ikinci dönem için güven tazelemiş bulunuyoruz. 22 Şubat 2018 tarihinde uyumlu bir yönetim kurulu ile kimya sektörünün lider STK’sı olmayı ve kimya sanayicilerimize en üst düzeyde hizmet vererek sorunlarına çözüm yaratmayı ilke edinmiştik. Önemli hedeflerimiz,Türk kimya sanayiinin öncelikli sektör olarak seçilmesi ve AB Kimya Sanayii ile olan aramızdaki mevzuata uyum, teknoloji ve ölçek ile kümelenme eksikliğinin giderilmesine yönelik çalışmalar yapmaktı. Üyesi bulunduğumuz, AB Kimya Sanayi Konseyi CEFIC ile çok yakın bir ilişki kurarak Dünya ve AB kimya sanayii ile ilgili tüm raporların anında üyelerimize dağıtımını gerçekleştirdik. TSE ile KDU ve GBF eğitimleri için işbirliği yaptık. Tüm Bakanlıklar ve STK’lar ile yakın çalışmalar yaparak sanayicilerimize destekler sağladık, sorunların çözüm noktası olduk. CEFIC, Responsible Care Üçlü Sorumluluk yeniden canlandırma projesini başarıyla gerçekleştirip uygulamaya başladık. TKSD, son iki yılda üye sayısını yüzde 22 oranında arttırdı. Bu başarıyı daha da arttırmanın ve ülke ekonomisine en yüksek katkıyı veren sektör olmanın arzusundayız. TKSD, kimya sektöründe yerli ve yabancı sanayiciler için ilk başvuru adresi olmayı başarmıştır.”

Gelir kaynaklarımızı arttıracak yeni projeler

Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik konusunun kimya sektörü için önemli bir hedef olması bilinciyle, sektörel gelişimin desteklenmesine öncelik vermek istediklerini dile getiren Erceber, ayrıca şunları söyledi: “Türkiye ekonomisinin temel taşı olan üretimin, olası bir depremden zarar görmemesi için alınacak kısa ve uzun vadeli önlemleri sanayicimizle paylaşarak gerekli finansal destekler için bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştireceğiz. Sanayicilere yakın olarak daha fazla katkı sağlamak, üye sayımızı arttırmak ve potansiyel üyelere ulaşmak temel önceliklerimiz arasında. Bu kapsamda 100 üye hedefiyle ikinci kez yola koyulduk. Gelir kaynaklarımızı arttıracak yeni projeler, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yeni eğitim ve danışmanlık hizmetleri vererek sanayicilerimize destek olacağız. Bu kapsamda diğer sektörel dernek ve konfederasyonlarla daha da kuvvetli iş birlikleri kuracağız. Yeni dönemde CEFIC tarafından geliştirilen Responsible Care’in (Üçlü Sorumluluk) yeni versiyonu kapsamında tesis denetim ve eğitimlerini gerçekleştirmeye başlıyoruz. İyileştirmeler için teknik danışmanlık hizmeti vereceğiz. Hammadde tedarik güvenliğinin gelişimine destek olmak ve kimyasal nakliyesi ile lojistiği geliştirmekle ilgili eğitim ve hizmetler de yeni dönemin projeleri arasında.”

Koronovirüs salgını, sektör açısından olumlu

Türk kimya sanayi tarafından toplam ihracatın yüzde 44’ü AB üyesi ülkelere gerçekleştirilirken, satılan ürünlerin birim fiyatının 1 doların altında olması ise sektörün halen önemli sorunu olmaya devam ediyor. İkinci kez TKSD Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Erceber’e göre, kimya sanayinin özel kimyasal madde ihracatı için yeni yatırım ve çalışmalara yönelmesi büyük önem taşıyor. Bu sayede birim fiyatın ikiye katlanacağını belirten Erceber, yeni vizyon belgesindeki hedeflerini şöyle sıralıyor: “Birim değerin 1 doların altında olmasının başlıca nedeni özel kimyasal madde ihracatında istediğimiz seviyede olmayışından geliyor. Çin’de ortaya çıkan koronovirüs salgını, sektör açısından olumlu. Özellikle AB ülkelerinden daha fazla sipariş gelecek ve ihracat rakamlarımız artacaktır. Kimya sektörü 2019 yılı itibarıyla 17.8 milyar USD ihracat gerçekleştirirken, ithalat rakamı ise 36.3 milyar USD oldu. Dış ticaret açığından yüzde 59 pay alıyoruz. Üretimde %75 ithal hammadde kullanılmaktadır.Ham maddenin yüzde 55’i ise Çin’den geliyor. Ancak koronavirüs sonrası bu ithalatın başka ülkelere kayacağını görmekteyiz.”

Yüksek teknoloji yüzde 10’a çıkmalı

“Kimya sanayinde yüksek teknolojik ürün oranının yüzde 4 seviyesinden yüzde 10’lara çıkarılması için yeni yatırımların yapılmasına da dikkat çeken Erceber’in öneri ve gelecek planlarını şöyle anlatıyor: “Yatırımları arttırmamız gerek. Çin’in ihracat rakamlarını koronovirüs kadar serbest ticaret anlaşmaları da olumsuz etkileyecek ve bu istenmeyen kötü gelişme etkisiyle kimya ihracatımızı arttırabileceğiz. Çin’i etkileyen ikinci olay ise 2021’de sınırda karbon vergisinin devreye girecek olması. Türkiye bu noktada daha az sorun yaşayacak, sektör ise ihracat rakamlarını arttıracaktır.”

Gümrük güncellemesi avantaj sağlayacak

“AB ülkelerine yolculuk ve taşımacılık olacak çok yakın bir ülkeyiz. Bu sayede kazancımızı ikiye çıkartabiliriz. Çin, yeni dönemde Vietnam üzerinden AB’ye ürün satmaya çalışacaktır. Tüm bunları göz önüne almamız gerekiyor. İhracatı arttırmak için kısa ve uzun vadeli planlamalar yapılmalı. İç piyasada zorluk yaşayan şirketler, yurtdışına ihracata yönelebilirler. İşbirliğinin katkısını göz ardı etmeden ihracat pozisyonumuzu geliştirmemiz gerekiyor. AB gümrük birliği güncellemesi Türkiye ve sektöre olumlu yansıyacaktır. Brexit sonrası İngiltere ile de bu yılın sonunda STA anlaşması yapılmasını bekliyoruz. Vergi ve rekabet avantajları sağlayacağız. “

Kimya kümeleri, limana uygun, pazara ve büyük şehirlere yakın yerlerde oluşturulmalı

“Önümüzdeki üç yıllık dönemde AB Kimya Sanayi Konseyi CEFIC ile yakınlaşmamızı daha da arttıracağız. Türkiye’de kimya kümelerinin (CHEMPORT) pazara ve büyük şehirlere yakın, limana uygun ama deprem riskine uzak kıyılarda Sanayi ve Teknoloji ile Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığınca kurulması ve landlord modeli ile yönetimi önemli bir hedefimiz. Çin, bugün dünya kimya ticaretinin yüzde 36’sına sahip ve bu başarıyı 30 yıllık süreçte kurduğu 66 adet mega kimya kümesine borçlu. Sanayicimiz için , bugün 17,8 milyar dolar olan ihracatın arttırılması, ARGE-İnovasyonlar ile 0,9 USD olan kg ortalama satış fiyatının yükseltilmesi önemli hedeflerdir. Ceyhan bölgesinde kurulması planlanan petrokimya yatırımları için çok geç kalındı. Rekabetçi fiyatlarla üretim yapılması mümkünse yatırımlara biran önce başlanması gerekiyor. Kimya sektörünün, Türkiye’nin toplam dış ticaret açığından aldığı yüzde 59’luk payın bilincindeyiz. Bu oran ancak yeni ve nitelikle özel kimyasallar için yapılacak teknolojik yatırımlar ile azaltılır. Yeni yatırımların gerçekleştirilmesi için Chemport Özel kimyasallar kümesinin hızla kurulması gerekiyor.

Deprem dayanışması gerçekleşmeli

“Deprem konusu çok önemli. 117 milyar dolarlık ihracat Marmara Bölgesi’nden, 85 milyar dolarlık ihracat ise İstanbul çıkışlı. Toplam 180 milyar dolarlık ihracatın yüzde 65’i Marmara Bölgesi’nden gerçekleşiyor. Sanayide Deprem güvenliği için alınacak tedbirler kapsamında, can güvenliği, özel sektörün kamuya nasıl destek olacağı, deprem öncesi tesislerde yapılacak iyileştirme ve eğitimler ile üyelerle deprem dayanışması önem taşıyor. Önümüzdeki dönem hedeflerimizden biri de kimyasalların güvenli kullanımı ile AB standartlarını yakalamak.”

Aktüel İntermedya / EKONOMİ

Bir önceki yazımız olan Konutta ortalama geri dönüş süresi 17 yıla düştü başlıklı makalemizde Emlak, endeks ve gayrimenkul hakkında bilgiler verilmektedir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN