Kiralık Katiller Şebekesinden Ülkemizi ve Kürt Kardeşlerimizi Kurtarmakta Kararlıyız

Diyarbakır’da toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Huzurun, istikrarın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Kimse gelip terörün, kavganın, gürültünün eksik olmadığı bir yerde yatırım yapmaz. Yatırım olmayınca da istihdam, iş, aş olmaz. Bölücü terör örgütü, ülkemizin ve milletimizin huzurunun baş düşmanıdır. Âdeta, parasını verenin dilediği gibi kullandığı bu kiralık katiller şebekesinden, ülkemizi ve Kürt kardeşlerimizi kurtarmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da yapımı tamamlanan tesis ve hizmetlerin toplu açılış törenine katıldı. Diyarbakır Valiliği önündeki meydanda düzenlenen ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“BARIŞIN VE ÖZGÜRLÜKLERİN FEDAİSİ BİZİZ”

Geçen 14 yılda Diyarbakır’a 30 milyar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine toplam 280 milyar liralık yatırım yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlenen törenle resmî olarak açılışları yapılan kamu ve özel sektör yatırımlarının toplam bedelinin 676 milyon lira olduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman olduğu gibi bugün de Diyarbakır’ı geliştirmenin, kalkındırmanın, yeni iş ve aş kapılarıyla güçlendirme çabası içinde olduklarını söyledi.

PKK yanlılarının sürekli barıştan söz ettiklerini hatırlatarak, lafla barışın olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elinden silahla dolananlarla barış olur mu? Biz inşa ediyoruz, biz ihya ediyoruz, biz Diyarbakır Belediyesi’nin önünde hüngür hüngür ağlayan, çocukları dağa kaçırılmış anaları unutmuyoruz. Onlara, ‘barış’ diyenler nasıl baktılar? Haince baktılar. Ama biz şefkatle, merhametle baktık ve şu anda hamdolsun her şey açılıyor. Barışın ve özgürlüklerin fedaisi biziz, bundan sonra da böyle alacak.” dedi.

“DİYARBAKIR TÜRKİYE’NİN MÜHRÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz ülkenin yönetiminde sorumluluk sahibi olduğu sürece, ne terör örgütünün çapulcuları ne de başka bir musibet size dokunamaz. Sahip olduğunuz hakların, hürriyetlerin, ihtiyacınız olan ekonomik kalkınmanın teminatı bizzat benim. Sizin hakkınıza, hukukunuza el uzatmaya kalkan, karşısında beni ve arkadaşlarımı bulur” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin; İstanbul, İzmir, Antalya, Trabzon, Erzurum olmadan düşünülemeyeceği gibi Diyarbakır’sız da olamayacağını belirtti ve şunları ekledi: “Çünkü Diyarbakır bizim kalbimiz. Bu coğrafyayı, bu halkı bizden koparmak isteyen, kalbimizi söküp almaya çalışıyor demektir. Diyarbakır Türkiye’nin mührüdür, el uzatılmasına izin veremeyiz. Rabbim, kaderimizi bu coğrafyada birlikte yazmış. Bizim geçmişimiz gibi geleceğimiz de ortak. İnşallah aydınlık bir gelecek bizleri bekliyor. 16 Nisan, ülkemizle birlikte Diyarbakır için de yepyeni bir dönemin müjdecisi olacaktır.”

Türkiye’nin, son 3 yıldır çok zorlu günlerden, çok zorlu sınamalardan geçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet kurulurken Diyarbakır’ın maddi ve manevi tüm gücüyle Ankara’nın yanında yer aldığını hatırlattı ve “Diyarbakırlı kardeşlerimin kafasını bulandırmak isteyen olmadı mı? Elbette oldu. Bunlar fırsat buldukları her dönemde, fitneleriyle, zehir kusan dilleriyle, sahte gülüşleri ve vaatleriyle ortaya çıktılar. Özellikle darbe ve sıkıyönetim dönemlerinde Diyarbakır’a yanlış yapılmamış mıdır? Elbette yapılmıştır, hem de ne yanlışlar yapılmıştır. Aslında bu dönemlerde ülkemizin her köşesinde insanlar inançları ve düşünceleri yüzünden eziyet çekmiştir, baskı görmüştür. Bizzat kendim bu sıkıntılara maruz kalmış, belediye başkanlığı elinden zorla alınmış, cezaevine düşmüş birisiyim. Hiç şüphesiz Diyarbakır, bu zulmü çok daha ağır şekilde yaşamıştır” şeklinde konuştu.

“MALİ DİSİPLİN SAĞLAYARAK ÜLKEMİZİ ÜÇ KAT BÜYÜTTÜK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında Türkiye’nin yönetimini devraldıklarında kollarını sıvayıp bir yandan geçmişin hatalarını telafi ederken, diğer taraftan da geleceğin Türkiye’sini inşa etmenin gayreti içine girdiklerini ifade etti ve “Koalisyonlarla, çekişmelerle, krizlerle milletin yıllarını çalmışlar, sırtına yük üzerine yük bindirmişlerdi. Bir yandan demokraside, diğer yandan ekonomide yaşanan sorunlar, insanımızı âdeta hayatından bezdirmişti. Biz, işte tüm sorunların çözümü için, kararlı ve süratli bir reform süreci başlattık. Ekonomide, yatırımları artırarak, büyük projeleri ardı ardına hayata geçirerek, mali disiplini sağlayarak, ülkemizi üç kat büyüttük” diye ekledi.

Geçen 14 yılda, eğitim alanında 270 bin yeni derslik yapıp 560 bin yeni öğretmen atadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 105 yeni üniversite açtıklarını, sağlıkta; 3 bin 500 yeni sağlık tesisi, 7 bin 600 aile sağlığı merkezi yaparak ve 500 bin yeni sağlık çalışanı istihdam ederek, hastaneleri her türlü aracıyla, gereceğiyle donatarak büyük bir dönüşüme imza attıklarını hatırlattı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl içinde Diyarbakır’ın Ergani ve Bismil ilçelerine, Silvan ve Çermik ilçelerine de önümüzdeki yıl doğal gazın geleceğini, Diyarbakır Stadyumu’nun da ağustos ayında biteceğini müjdeledi.

“SURİÇİ’Nİ TURİZM SEKTÖRÜNÜN HİZMETİNE SUNACAĞIZ”

Diyarbakır’da 2015’te gerçekleşen çukur eylemlerinde yıkılan ev ve iş yerlerini ayağa kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan yürütülen bu çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: “Suriçi’ni, Diyarbakır’a ve ülkemize yakışır bir yer hâline getirmek istiyoruz. Bölgede çok fazla tarihî eser olduğu için, çalışmalar hassas ve biraz yavaş ilerliyor. Buna rağmen, şu ana kadar 3 bin 695 bağımsız birimin yıkımı ve enkaz kaldırma işlemleri tamamlandı. Bölgenin altyapısı baştan sona yenileniyor. Sokaklar, dükkânlar dâhil, tümüyle elden geçiriliyor. Suriçi’ne, ilk etapta 44 ve toplamda 2 bin Diyarbakır Evi yapıp, turizm sektörünün hizmetine sunacağız.”

Hevsel bahçelerinin, rekreasyon alanı olarak, tüm halka hizmet verecek şekilde yeniden düzenlendiğini, Üçkuyular ve Çölgüzeli’nde yapılmakta olan 5 bin 637 yeni konutun bin 500’ünün teslim aşamasına geldiğini de sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimseyi mağdur etmeden, herkesin gönlünü yaparak bu işleri yürütüyoruz. İki yıl içinde, 2 milyar liralık yatırımla tüm çalışmaları sonuçlandırmayı hedefliyoruz. Bu işler bittiğinde, inanın bana, tıpkı İstanbul gibi, tarihî güzellikleri ve atmosferiyle, ülkemizin vitrininin en önüne koyabileceğimiz bir Diyarbakır ortaya çıkacak” diye konuştu.

“KÜRT KARDEŞLERİMİZİ BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ZULMÜNDEN KURTARACAĞIZ”

Şu anda ihracat ve ithalatta Türkiye’de 65. sırada olan Diyarbakır’a böyle bir yerin yakışmadığını, dış ticarette nüfusuna oranla ilk 15-20 arasında yer alması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunun da güven ve istikrar ortamının ülke, bölgede ve Diyarbakır’da hâkim olmasından geçtiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Huzurun olmadığı, istikrarın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Kimse gelip, terörün, kavganın, gürültünün eksik olmadığı bir yerde yatırım yapmaz. Yatırım olmayınca da istihdam olmaz, iş olmaz, aş olmaz. Bölücü terör örgütü, ülkemizin ve milletimizin huzurunun baş düşmanıdır. Adeta, parasını verenin dilediği gibi kullandığı bu kiralık katiller şebekesinden, ülkemizi ve Kürt kardeşlerimizi kurtarmakta kararlıyız. Dün hak, hukuk, adalet tanımayan zalimlere karşı mücadelemizi, bedelini tehditlerle, kumpaslarla, hatta darbe teşebbüsleriyle ödeme pahasına nasıl verdiğimizin en yakın şahidi sizlersiniz. Bugün de, bedeli ne olursa olsun, Kürt kardeşlerimizi bölücü terör örgütünün zulmünden kurtarmaya söz veriyoruz. Bu hain örgüt, artık hiçbir vatandaşımızın evini başına yıkamayacak. Bu alçak örgüt, artık hiçbir vatandaşımızın evladını zorla elinden alamayacak. Bu kalleş örgüt, artık çocuğuyla, kardeşiyle, anası-babasıyla tehdit ederek kimsenin siyasi iradesini rehin alamayacak. Alırlar, nerede alırlar? Avrupa’da alırlar. Almanya’da Hollanda’da, Avusturya’da, Belçika’da, İsviçre’de alırlar; ama Türkiye’de alamayacaklar.”

“VATANDAŞIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ DEVLETİN GÜVENCESİ ALTINDA”

Devletin; askeriyle, polisiyle, korucusuyla, tüm kamu görevlileriyle bölge vatandaşlarının yanında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, her vatandaşın can ve mal güvenliğinin, devletin güvencesi altında olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü örgütle iş birliği içinde, sizleri bizar eden FETÖ’nün hainlerini de devletten temizledik, temizliyoruz. Artık, devletin içinde sizi örgütün kucağına atacak kimse Allah’ın izniyle kalmıyor. Bizim davamız vatandaşlarımızla. Bizim muhatabımız sizsiniz, sizden başkası yok. Şundan emin olunuz: Bugüne kadar Kürt kardeşlerimize sağlanan ve zaten hakkınız olan demokratik, insani, kültürel imkânlardan geriye doğru en küçük bir adım söz konusu değildir. Ne dille ilgili, ne isimlerle ilgili, ne kurslarla ilgili, ne kitaplarla ilgili, ne televizyon yayınlarıyla ilgili, ne akademik çalışmalarla ilgili, ne diğer hususlarla ilgili en küçük bir endişeniz olmasın” sözlerine yer verdi.

Başbakanlığı döneminde Kürtçe yayının ve kursların serbest olduğunu, annelerin evlatları ile cezaevlerinde Kürtçe konuşabildiğini, seçimlerde Kürtçe kampanyaların yapılabildiğini hatırlatan ve kendilerinin özgürlüklerin teminatı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bu yaptıklarımız, size ana sütünüz gibi helal olan haklardır, güle güle kullanın. Biz, söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan herkesle konuşmaya, görüşmeye, birlikte yol yürümeye hazırız. Tek bir şartımız var; kimsenin elinde silah olmayacak. Kimse bu ülkeyi bölmeye, bu milleti parçalamaya kalkmayacak” ifadelerini kullandı.

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

You may also like

Popular News