Eski Efsane Ülkücülerden Abdulvahap Doğu’nun dünü, bugünü ve yarını…

1968-1976 : Malatya Ülkü ocaklarında yetişti. 1971 yılında Hatay/Kırıkhan toplumsal olaylarında çıkan silahlı çatışmalarda 7 kişinin ölümüyle sonuçlanmasından dolayı 3 ay Malatya cezaevinde eski ülkücülerden Nihat Dağlı, Ali Reşat Ata, Mustafa Pehlivan ve Mustafa Pırlanta ile aynı koğuşu paylaştı. Suçsuz bulunarak bu Kırıkhan davasından berat etti.

1976 yılında MHP kanalı ile Polis Teşkilatında Polis okulunu bitirdikten sonra göreve başladı.

Eskişehir’de Ülkücü polislerin kurmuş olduğu POL-BİR (Ülkücü Polis Derneği)’nin kuruluşunda öncülük ederek 1980 lerde ki ülkücü gençlik hareketinin önderlerinden biri olarak tarih sayfalarındaki yerini almıştır.

Milliyetçi Cephe Hükümetinin düşmesiyle 1978 yılında CHP’li ler tarafından İstanbul’a sürgün edilmiştir.  Takvimler 1980 yılının Mayıs ayını gösterdiğinde TİKKO Terör Örgütü tarafından silahlı saldırıya uğramıştır. O gün üzerinde çelik yelek vardır ve hayatta kalmasını Allah’ın izni ile çelik yeleğe borçludur. Çelik yelek den arta kalan bacağından iki kurşun yarasıdır.

12 Eylül 1980 darbesinde Sıkıyönetim tarafından Selimiye ve Taksim Taş Kışla’sında sorguda ve zindanlarda kaldı. Sıkıyönetim o tarihte ülkücülerden yüzlerce genci harcamış ve o zamanın en hızlı ülkücülerinden biri de Abdulvahap Doğu’dur. Bu sorgulardan delil yetersizliğinden suçsuz bulunarak Emniyet Teşkilatındaki görevine geri dönmüştür.

13 Mayıs 1981’de istemiyerek de olsa emniyet teşkilatından ayrılmak zorunda kalan Doğu, 1981 yılından 1990’a kadar 9 yıl Ankara’da bulunan İzmir caddesindeki Moda İş hanında şirket kurarak tercüme ofisinde konsolonsluk işleri ve Nakliyat işleri ile hayatını kazanmıştır. Bu dönem içerisinde bazı haksızlıklara uğrayan iş adamları arkadaşlarının alacaklarında yani çek ve senetlerinin tahsilatı sırasında bir kişiyi ayağından vurarak Ankara Ulucanlar Cezaevinde bir yıl yatarak tekrar özgürlüğüne kavuşmuştur.

Bu yıllar içerisinde çok arkadaşları yeşil kuşağa kayarak islamiyete yöneldi. Abdulvahap Doğu ve arkadaşları evlerinde otursa bile bir şekilde mafya, gizli servisler, terör örgütleri görücüye çıkmışlar gibi evlerinde buluyor ve çeşitli tekliflerde bulunuyorlardı. Bu süre içerisinde Afganistan-Rus savaşı sırasında, Afganistan’da Taliban mücahitlerinin eğitiminde aktif rol alarak Afgan cihadında da saflarını belli etmişitir.

Bu yıllarda onların değimi ile meşru ve gayri meşru camiada adı geçen ve sevilen birisiydi, hızlıydı ve gayri meşru camiada yer edinmişti. İsmi ve sözü tabir yerinde ise senetti. İtalya, İsviçre ve Fransa’ya ilk bu yıllarda adım attı.

1990 yılında Ankara’da ki işlerini ve çalıştırdığı adamlarını rahmetle andığı eski ülkücülerden Ümit Ölmez’e devrederek Avrupa’ya geçmiştir.

Harcanmışlığın burukluğu ile bu dokuz yılı bu şekilde geçirmiş. 1990 yılında Almanya’ya gitmiş. O yıllardan 2017 yılına kadar saygın bir iş adamı olarak hayatına devam etmektedir.

1997 yılında Milliyet, Hürriyet, Sabah ve Fransa ve İtalya’nın saygın gazetelerinde kendi hakkındaki çıkan haber ve yazıları, basına yalan yanlış servis edilmiş ve bu haberler doğruluktan uzak, muhabirlerin müdürlerine yaranmak için sansasyonel haber yapma ihtiyacından başka bir şey değildir… Olayın aslın da özü İtalyan savcısı ile yapılan basına kapalı 8 saatlik görüşmenin bu yazılanlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

1983 yılının 21 Temmuz – 28 Ağustos tarihlerinde Paris’in bitişiğindeki Villepinte’de bulunan Maison Darret cezaevine onu götüren sebep Fransa’ya izinsiz girmek ve üzerinde ateşli silah bulundurmaktı.

 Tarihini tam olarak tespit edemesek de, Fransız dergisi Paris Match’ın haberine göre Fransız eski cumhur başkanı François Mitterrand’ın  hanımı Danielle Mitterrand’a hakaret ve tehdit etmekten de Fransa’da gözaltına alınmıştır.

Amerika’da 1988 yılında Rumların dini lideri Papaz Yakovas’a Amerikan polis üniforması giyinerek suikast hazırlığındayken yakalanmış ve sınır dışı edilerek ömür boyu Amerika’ya girememesi için deport edilmiştir. Bu konuda dünyanın çeşitli yayın organlarının sorularını cevapsız bırakmıştır.

İpekçi Suikasti zanlısı Yalçın ÖZBAY, on kilo altın ve yüz bin Alman Markını, Abdulvahap DOĞU aldı dediği olayın iç yüzü ve daha kayda değer bir çok karanlık olay hakkında çeşitli medyaların bir çok soru yöneltmesine rağmen medyaya tatlı bir tebessüm ederek ‘’Hepsi Hikaye’’ diyerek her zaman ki gibi geçiştirmiş ve kafalardaki soru işaretlerine bir açıklık getirmemiştir.

Yine yabancı medya şirketlerinin kendisine yönelttiği en gizemli cevapsız bırakılan iki soru şunlardı.

Birinci soru : Paris, İsviçre ve Avustralya’da ki Doğu Türkistan’lıların yürüyüşlerine adamlarıyla 20 yıldır neden destek verdiği ?

İkinci Soru : Asala lideri Ara Toranyan’ın arabasına Fransız gizli servisi elemanlarıyla birlikte bomba koyduğu ?

Bu soruların cevaplarını biz sizler için araştırdık ve bulduk.

Birinci sorunun cevabı, Eski bir ülkücü olarak eski bir gönül bağı olduğu için Abdulvahap Doğu hayatı boyunca Doğu Türkistan’lı Uygur Türklerine çeşitli alanlarda destek verecektir. Kendi tabiriyle ‘’Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur.’’  İlkesine dayanarak Avrupa’da ki bütün imkanlarını bu dava uğruna Doğu Türkistan davası için de seferber edecektir.’’

İkinci sorunun cevabına gelince, bu sorunun cevabını araştırmak için çok zorlandık. Taşları nasıl dizsek bir türlü oturmuyorduk. Bu soru üzerinde çeşitli süpekülasyonlar vardı.

Çeşitli yazarların kitaplarına baktığımızda bu patlamayı ülkücü bir gurubun veya isminin belirlenemeyen bir tim in yapmış olabileceğine kadar çeşitli yorumlar bulunmaktadır.

Ercan Çitli’nin yazmış olduğu ‘’Asala’nın taşaronu PKK’’ kitabına baktığımızda Ara Toranyan’ın arabasına bombayı koyan kişi orta boylu kıvırcık saçlı birisiydi. Diye belirterek Kostirakalı olabileceği şüphesini belirtmişti.

Abdulvahap Doğu’ya baktığımızda kendisi orta boylu ve kıvırcık saçlıdır. Burada empati kurduğumuzda Kostarika’nın tarihi boyunca Ermeni ile hiçbir çıkar çatışması bulunmamaktadır. Abdulvahap Doğu ise ülkücüdür ve o tarihlerde Fransa’da cezaevinde bulunmaktadır.

Abdulvahap Doğu Fransa’da cezaevinde bulunduğu süreçte Fransız gizli servisinden iki kişi ziyaretine gelir ve Abdulvahap Doğu’ya kendisini Ülkücü olarak araştırdıklarını kendileri ile iş birliği yaptığı taktirde. Cezaevinden çıkartma ve geniş imkanlar sağlama sözü verilir. Abdulvahap Doğu asla bunların iş birliği yapacağını kabul etmez.

Ancak ikinci kez geldiklerinde ise direk olarak bu teklifin ermeni örgütü Asala ile alakalı olduğunu belirttiklerinde. Abdulvahap Doğu bu teklifi kabul eder ve cezaevinden çıkartılır.

Fransız gizli servisi, iki elamanı ile Ara Toranyan’ın oturduğu evi Abdulvahap Doğu’ya gösterirler. Üç katlı eski bir yapı olan bu evin altında ki hol, arkada bulunan garaja bağlanmaktadır.

Birkaç gün gizli servis elemanları ile dolaşan Abdulvahap Doğu, ertesi gece saat 3 sıralarında iki gizli servis elemanı ile birlikte bu evin garajına gelirler. Gizli servis elamanları garaj kapısını açarak Ara Toranyan’ın evin garajına Abdulvahap Doğu ile birlikte girerler.

İçerideki koyu renkli Peugeot marka arabanın kaputunu gizli servis açar  ve Abdulvahap Doğu tarafından bomba düzeneği bu araca kurulur. Bu olay 1983 yılı Aralık ayının ilk 15 günü içerisinde gerçekleşir. Bomba düzeneğinin kurulduğu günün sabahı bomba patlar.

Abdulvahap Doğu Fransız gizli servisi tarafından otele yerleştirilir. Aynı günün akşamı resmi ve sivil ekipler bu oteli basar ve Doğu’yu polis merkezine götürür. Bu merkezde Abdulvahap Doğu’yu cezaevinden çıkaran Fransız gizli servis elemanları beklemektedir.

Fransız gizli servis elemanları Abdulvahap Doğu’ya tutuklu olmadığını, mahkemeye çıkacağını ve birkaç sorudan sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılacağını belirtir.

Fransız gizli servisi, kamu oyuna ve Ermeni lobilerine karşı, biz Ara Toranyan’ın arabasına bomba konulması olayı ile ilgili, şüpheli Türk ve ülkücü bozkurtlardan  birini gözaltına aldık. Demek için Abdulvahap Doğu’yu gözaltına almış ve usulen mahkemeye çıkartmıştır.

Bu olayın akabinde Abdulvahap Doğu delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştır.

Abdulvahap Doğu kendisinin Türkiye Cumhuriyeti devletinden uluslar arası hiçbir görev almadığını her fırsatta belirtmektedir. Bu konu bir devlet sırrı değildir ve Doğu bu konuda görev almamıştır.

Devlet sırrı diyenlere cevabı ise ‘’Devlet sırrı mezara kadar gider.’’diye cevap verir. Devlet sırrı deyip sağda solda iş yapmak, daha sonra da bu sırrı ifşa etmek doğru değildir der.

Abdulvahap Doğu bulunduğu her yerde Türk Devletini, milletine ve bayrağına gelen her türlü saldırılara bütün imkanlarını ortaya koyarak karşılık verir ve bu karşılığı vermek için kimseden görev almaz.

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

Ayrıca Kontrol Et

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (KKTC) Ersin Tatar’ın davetine icabetle resmî …