Kim ne derse desin, biz büyümeye, kalkınmaya, üretmeye, özel sektörümüzü, girişimcilerimizi desteklemeye devam edeceğiz

9 Nisan 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
Kim ne derse desin, biz büyümeye, kalkınmaya, üretmeye, özel sektörümüzü, girişimcilerimizi desteklemeye devam edeceğiz

Başbakan Yıldırım, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde Proje Bazlı Teşvik Sistemi Tanıtımı ve 2017 Yılında Hazırlıkları Tamamlanan Yatırımlara Teşvik Belgesi Dağıtım Töreni’ne katılarak konuşma yaptı.

Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde Proje Bazlı Teşvik Sistemi Tanıtımı ve 2017 Yılında Hazırlıkları Tamamlanan Yatırımlara Teşvik Belgesi Dağıtım Töreni’nde konuştu.

Egemen anlayışın daima dünyanın belirli merkezlerine bakmamızı telkin ettiğine dikkati çeken Yıldırım, dünyanın yeni bir şekil aldığının ve güç merkezlerinin değiştiğinin unutulmaması gerektiğine işaret etti. 

Değişen dünyada Türkiye’nin günden güne artan bir güce, sevgiye ve desteğe sahip olduğunu ifade eden Yıldırım, emperyal kibirle dünyaya nizam verdiklerini düşünenlerin yakın zamanda derin bir hayal kırıklığına uğramaktan kendilerini kurtaramayacaklarını vurguladı.

Yıldırım, Almanya’da bölücü terör örgütü yandaşları tarafından yapılan gösteriyi protesto eden Ünsal’ın, Alman polisinin kötü muamelesine maruz kaldığını anımsatarak, “Teröristlere değil de teröriste karşı çıkan vatandaşımıza şiddet uygulayan Alman polisini de şiddetle kınıyor, ‘Ölümüne Erdoğan’ diye haykıran kardeşimizin gözlerinden öpüyorum.” diye konuştu.

“YATIRIM ÜSSÜ HALİNE GETİRMEK İÇİN GAYRET EDİYORUZ”

Yıldırım, geçen yıl teşvik sisteminde ciddi bir değişikliğe gidildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bu teşvik sisteminin özelliği ülkemize yüksek ve orta ölçekte katma değerli ürünler sağlayacak, cari açığımızı kapatmaya destek olacak, ihracata katma değer artımını sağlayacak alanlara özel teşvik vermek. Dolayısıyla bugün törenini icra ettiğimiz bu teşvik sistemi sektörel bazda ve firma bazında katma değeri yüksek orta ve yüksek teknoloji gerektiren yatırımları ilgilendiren bir teşviktir.”

İlan edilen projelerin ülkeye, millete ve sektöre hayırlı olmasını dileyen Yıldırım, AK Parti’nin göreve geldiğinden beri Türkiye’yi yatırım üssü bir ülke haline getirmek için gece gündüz çalıştığını kaydetti.

Türkiye’de bir yılda yapılan yatırımın bir biriminin devlet, sekiz katının ise özel sektör tarafından yapıldığını dile getiren Yıldırım, “Özel sektör 800 milyar üzerinde Türkiye’de yatırım yapıyor. Devlet ne kadar yapıyor? 125 milyar yatırım yapıyor. İşte 15 yılda nereden nereye geldiğimizi gösteren en güzel rakamlar bunlar. Artık Türkiye özel sektör eliyle kalkınmasını sürdürüyor. Bu da bizim için gurur verici bir şeydir.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, yatırımcıların görüşleri, önerileri ve desteklerinin icraatların yapılmasında yol gösterici olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bugün yatırım çeken ülkelerden biri olmasını şüphesiz hep birlikte başardık. Milli gelirimizi 851 milyar dolara çıkardığımız gibi. Mevcuda ilave olarak 10 milyon vatandaşımıza istihdam sağladık. Spekülatörlerin, karamsar senaryo üretenlerin heveslerini geçtiğimiz 15 yılda kursaklarında bıraktık.”

“BÜYÜME ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA DA DEVAM EDECEK”

Türkiye’nin düşmanlarının bütün beklentilerini boşa çıkardığını kaydeden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bize diz çöktürmeye gelen emperyal güçler ve onların örgütlerini yerle bir ettik. Hamdolsun Türkiye bugün kararlılıkla geleceğe yürüyor. 16 yılda bütün makroekonomik göstergelerde tarihi denebilecek başarıları birlikte sağladık. 1993-2002 yılları arasında Türkiye ortalama olarak yılda sadece 2,6 büyüme başarmışken 2003-2017 yılları arasında ortalama yüzde 5,8 oranında büyümeyi sağlamıştır. 2017 elde ettiğimiz 7,4’lük büyümenin 2,3 puanı yatırım ve net ihracattan geliyor. İhracatımız da 2017’de yüzde 10’nun üzerinde artmıştır. Bu tablo da gösteriyor ki Türkiye yatırıma, ihracata dayalı bir büyüme sürecine girmiştir. Bu istikrarlı büyüme inşallah önümüzdeki yıllarda da aynen devam edecektir.”

Yıldırım, Avrupa’nın ve dünyanın büyüme eğilimini uzun süredir korumayı başaran sayılı ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyledi.

2001 yılına kadar Türkiye’nin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarında 15,1 milyar doları ancak çekebildiğini ifade eden Yıldırım, “Geçen 16 yıl içinde doğrudan sermaye yatırımlarında ülkemiz, 191 milyar doların üzerine çıktı. Yani 80 yılda yapılanın 12 katını 16 yıl gibi kısa bir sürede başarmıştır ülkemiz. Bu gerçeği herkesin görmesini istiyorum.” diye konuştu.

2017 yılını yatırımlarda yüzde 81 artışla kapattıklarını anlatan Yıldırım, “Şimdi hedefimiz, ulaştığımız bu rekor seviyeyi teknolojik değişim hamlesi ile taçlandırmak. Burada en temel aracımız, bu dönüşümü kendi kaynaklarımızla sağlamak olacak.” dedi.

Yıldırım, sanayi alanında yaşanan ve “Endüstri 4.0” olarak adlandırılan dönüşüm sürecinin üretim yapılarını ve ihracatçıları yeniden şekillendireceğini dile getirerek, “Biz de Türkiye olarak bu süreci ıskalamamak mecburiyetindeyiz, zamanın ruhunu iyi okumak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Teknolojik gelişmeyle ülkenin rekabet gücünün de artacağına işaret eden Yıldırım, Türkiye’nin teknoloji seviyesini arttırdıkça ticaret açığını da azaltacağını vurguladı.

Yıldırım, Proje Bazlı Teşvik Sistemi’ne ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bu noktada ileri teknoloji hedefiyle attığımız en cesur adımlardan birisi, proje bazlı yatırım ve teşvik sistemidir. Bölgesel kalkınmayı sağlamak ve bölgeler arası kalkınma açığını en aza indirmek hedefimiz başta olmak üzere bu pakette birçok yenilikler var. Bu paket, 135 milyar lira yatırım hacminde ve 34 bin doğrudan, 135 bin dolaylı istihdam sağlayacak. İhracatımıza 6 milyar liranın üzerinde ilave bir katkı olacak. İhracata sağlanan katkının yanı sıra en büyük meselelerimizden biri olan cari açığımızı da 19 milyar dolar azaltacak bir proje paketinden bahsediyoruz. Kısacası, bu projeler hayata geçtiğinde cari açığımız, ihracat artışı ve ithalattaki azalma dolayısıyla 25 milyar dolar lehimize gelişmiş olacak.

Bunun için hangi imkanları sağlıyoruz? Gümrük vergisinde istisna getiriyoruz, yatırım kapsamında makine teçhizata KDV istisnası getiriyoruz. Bina inşaat harcamaları için KDV iadesi, yatırım tutarının iki katına kadar kurumlar vergisi indirimi veya 10 yıla kadar kurumlar vergisi istisnası getiriyoruz.

10 yıla kadar sigorta primi işveren desteği sağlıyoruz. 5 yıl nitelikli personel desteği, 10 yıla kadar gelir vergisi stopajı istisnası getiriyoruz. Enerji desteği, sermaye katkı desteği, bedelsiz yatırım yeri tahsisi, istihdamın korunması gibi yatırımcı için hayati öneme sahip destekleri de bu destek sisteminde proje paketinde sağlıyoruz.”

169 BİN VATANDAŞA İSTİHDAM SAĞLANACAK

Yıldırım, savunma sanayisinden yenilenebilir enerjiye, sağlık alanından ulaştırmaya, petrokimyaya varıncaya kadar birçok alanda bu yatırımların gerçekleşeceğini, orta ve yüksek teknolojiye sahip 23 projenin hayata geçirileceği illerin de İstanbul, Sakarya, Malatya, Adana, Hatay, Yalova, Niğde, Kahramanmaraş, Kayseri, İzmir, Siirt, Edirne, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Bingöl, Mardin ve Osmaniye olarak belirlendiğini kaydetti.

Bu yatırımların doğrudan ve dolaylı olarak 169 bin vatandaşa istihdam sağlayacağına dikkati çeken Yıldırım, “Hayırlı, uğurlu olsun, bereketli olsun.” temennisinde bulundu.

Başbakan Yıldırım, 2016 yılının son çeyreğinden itibaren ihracatta artışın sürdürdüğünü, şu anda yıllık bazda 160 milyar dolar seviyesine gelindiğini belirtti.

“İnşallah bu yıl ihracatta orta vadeli hedefimiz üzerinde, 169 milyar doların üzerinde bir ihracat değerine ulaşacağız.” diyen Yıldırım, ülke ve ekonomi üzerinden yürütülen algı operasyonları ve karalama kampanyalara rağmen Türkiye’nin büyümeye ve gelişmeye devam ettiğini vurguladı.

“TAHMİNLERİNİ REVİZE ETMEK ZORUNDA KALDILAR”

Başbakan Yıldırım, ellerindeki teknik bilgiye ve uzmanlığa rağmen IMF’nin 2017 başındaki Türkiye büyüme tahmininin yüzde 2,9 olduğunu, Dünya Bankasının yüzde 3, OECD’nin yüzde 3,4, değerlendirme kuruluşlarının ise yüzde 2,6 rakamlarını açıkladığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ne yaptı? Yüzde 7,4 ile bu tahminleri iki katının üzerine çıkardı. Bu büyüme oranı ile G-20 ülkelerinin tamamını geride bırakarak birinci sıraya oturduk. Kredi değerlendirme kuruluşları, defalarca tahminlerini revize etmek zorunda kaldılar. Bu başarı, taşı sıksa suyunu çıkarabilen yatırımcılarımıza, iş adamlarımıza, üreticilerimize, çalışkan girişimcilerimize aittir. Sizlere teşekkür ediyorum. Bu başarı, genç ve dinamik nüfusu ile 81 milyon vatandaşımızın ülkesine ve hükümetine ve liderine olan güvenine aittir. Bu başarı, üreten, proje geliştiren, büyük hedefler ortaya koyan Türkiye’nin başarısıdır. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, 2018 yılı 2017’den aşağı olmayacak, yatırımlarla, ihracatlarla yol almaya devam edeceğimiz bir yıl olacak.

2018’i üretim ve yatırım, 2019’u milletimizle birlikte atılım yılı haline getireceğiz.”

Başbakan Yıldırım, Eximbank’ı da ihracatta daha etkin kullanmaya başladıklarına dikkati çekerek, “Türk Eximbank’ı, ihracatımızın yüzde 25’ine destek veriyor. Böylece dünyada Eximbank olarak ihracata destek veren ikinci ülke konumuna geldik. 2018 için daha da Eximbank’ı güçlendiriyoruz, böylece ihracatımızı, ihracatçılarımızı daha fazla desteklemiş olacağız. Sözün özü, kim ne derse desin, kim hangi göstergeyi, hangi tahmini yaparsa yapsın biz büyümeye, kalkınmaya, üretmeye, ürettiğimizi daha çok satmak için, ihraç etmek için, özel sektörümüzü, girişimcilerimizi, iş alemimizi desteklemeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Binali Yıldırım, yatırım paketinin ülke ekonomisine ve geleceğine hayırlı olmasını diledi.

 

Aktüel İntermedya / GÜNDEM

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN