Çin Olimpiyatlarına yetkili göndermek zulme omuz vermektir

Ördüğü duvarların ardında Doğu Türkistan’ı yok eden Çin’e karşı ABD’nin başlattığı olimpiyat boykotuna Batı başkentleri de katıldı. İslam ülkelerinin soykırımdan Pekin’i sorumlu tutan insanlık zincirine karşı sessiz kalması ise vicdan yaraladı. Kamplarda eşini, çocuğunu kaybedenlerden ortak çağrı yükseldi: O olimpiyata kafile göndermek zulme omuz vermek demek. Türkiye tam boykota öncülük etsin.

Doğu Türkistan’da sistemli soykırım uygulayan Çin’e kış olimpiyatlarının verilmesine insan hakları örgütlerinden tepki yağdı. ABD’de de kongre üyelerinin baskısı sonucu Beyaz Saray “Pekin Kış Olimpiyatları’na resmi temsilci göndermeyeceğiz” açıklaması yaptı. Washington’un adımı sonrası birçok Batılı ülke de diplomatik boykota katıldı. Tehdit diplomasisini işleten Çin’in yanıtı ise Dışişleri’nin “Karşılığı olacak” açıklamasıyla geldi.

İNSANLIK SUÇUNA KARŞI İSLAM DÜNYASI SUSMASIN, ORTAK TAVIR SERGİLESİN

İşkenceye uğrayan, kimlikleri ortadan kaldırılan, katledilen Müslüman Uygurların çığlığını İslam ülkeleri ise duymadı. Boykota karşı vakit kaybedilmeden adım atılması beklentisi oluştu. Türkiye’nin öncülük etmesi gerektiğine yönelik çağrılar yükseldi. Kamplarda yaşananlar küresel örgütlerin raporlarıyla, tanıklıklarla ortaya konulmasına rağmen olimpiyata kafile göndermenin insanlık suçuna ortak olmak anlamına geleceği belirtildi.

Soykırıma sessiz kalan da sorumlu

ABD’nin ardından üç batılı başkentin daha katıldığı Pekin olimpiyatları boykotuna şu ana dek hiçbir İslam ülkesi dahil olmadı. Boykota Ankara’nın da dahil olması yönünde beklenti ve çağrılar artarken Uygurlar “Soykırıma sessiz kalan tüm devletler en az Çin kadar sorumlu olacak” açıklaması yaptı.

İnsan hakları kuruluşlarının aylardır süren baskılarının ardından önce ABD’nin ardından Avustralya, İngiltere ve Kanada Çin’in başkenti Pekin’de 4-20 Şubat tarihlerinde yapılacak 2022 Kış Olimpiyatları’nı diplomatik boykot kararı aldı. Boykota katılan ülkeler, bu kararın Çin’e Sincan’da Uygur Türklerine yönelik sistematik zulmü nedeniyle alındığına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kış Olimpiyatları’na katılacağı açıklandı. Pekin ise ABD’nin diplomatik boykot kararı nedeniyle ‘bedel ödeyeceği’ yönünde tehdit savurdu, milyonların kamplarda tutulduğu vahşeti yine reddetti. Batı başkentleri tarafından duyulan Uygurların çığlığı ise İslam ülkeleri tarafından duyulmadı. Türkiye’nin de boykota katılıp, öncülük ederek soydaşlarının yanında yer alması yönünde çağrılar arttı.

Çin Toplama Kampı Mağdurları Platformu tarafından İstanbul’da ‘Uygurlar İçin Birleşmiş Milletler Göreve’ konulu program düzenlendi. Programın açılışında konuşan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Cemil Karluk, BM’ye üye İslam ülkelerine çağrı yaparak “İkinci Endülüs faciasını yaşamak istemiyorlarsa gaflet uykularından uyanmaları gerekiyor. Biz bugün diyoruz ki ‘BM, Uygurlar için harekete geçsin’. BM harekete geçmedi ama BM’yi harekete geçirecek olan bizimle kandaş ve dindaş olan üye ülkelerin siyasileri, elitleri harekete geçmelidir. Doğu Türkistan meselesi hiçbir partinin meselesi değildir, insanlık meselesidir’’ ifadelerini kullandı. Çin Toplama Kampı Mağdurları Platformu adına basın açıklamasını okuyan Mirzehmet İlyasoğlu, Türkiye genelinde imza kampanyası başlattıklarını ve toplanan imzaların 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde BM’ye gönderileceğini söyledi.

İlyasoğlu, şunları kaydetti: “BM’yi, kendi misyonuna uygun hareket ederek bu imzaları dikkate almaya, 21. yüzyılda Çin’in soykırımına maruz kalan Uygurlar başta olmak üzere Doğu Türkistanlıların en temel haklarının korunması için somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Eğer iddia ettiğiniz gibi güçlüden, zalimden değil, adaletten, hakkaniyetten, demokrasi ve insan haklarından yanaysanız lütfen Doğu Türkistan’da yaşananları artık görün, yükselen feryadı duyun ve gereğini yapın. Şayet sırf çıkar kaygısından dolayı soykırım dikkate alınmaz ve gereği yapılmaz ise bölgede yaşanmaya devam eden soykırımdan başta BM olmak üzere sessiz kalan tüm devletler, hükümetler, STK’lar en az Çin kadar sorumlu olacaktır.” Basın açıklaması sırasında Uygur Türkleri, haber alamadıkları yakınlarının fotoğraflarıyla sahnede bekledi.

Programa, Türkiye’de yaşayan çok sayıda Uygur Türkünün yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanlığı İnsan Hakları Komisyon Başkanı Yıldız Konal Süslü, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, HÜDA PAR İstanbul İl Başkanı İsa Güvendik, Büyük Birlik Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gökhan Özdoğan ve STK temsilcileri katıldı.

Öte yandan Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı Vakfı, Uygur Akademisi Vakfı ile Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği temsilcileri, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Uluslararası Doğu Türkistan STK’ler Birliği Başkanvekili ve Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Genel Sekreteri Abdulahad Abdurrahman, basın açıklamasını okudu. Abdurrahman ‘’Doğu Türkistan halkı adına dünya çapında insan hakları mücadelesi veren Doğu Türkistan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, bu anlamlı günde uluslararası kamuoyuna ulaşma sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz’’ dedi.

Çin’in uygulamalarının İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin maddelerini doğrudan ihlal ettiğini vurgulayan Abdurrahman, her sene gerçekleştirilen insan hakları değerlendirme toplantılarında Çin’in, Doğu Türkistan üzerinden kınandığını ifade etti. Abdurrahman, tüm ülkelere Çin’in uygulamalarının son bulması için harekete geçme çağrısında bulunduklarını dile getirerek “Doğu Türkistan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, Doğu Türkistan’ın hak ve hürriyet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğimizi tekrar ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Rupert Colville, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin mevcut bilgiler ışığında hazırladığı değerlendirmeyi içeren raporu gelecek haftalarda kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi. Bölgedeki ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin mevcut bilgiler ışığında hazırladıkları değerlendirmeyi içeren raporun tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaşan Colville, bölgeye gidemeden hazırladıkları değerlendirmeyi yakında açıklayacaklarını aktardı. Colville, dünya kamuoyunun uzun süredir beklediği raporu ne zaman açıklayacaklarının tam netleşmediğini, fakat 2022’nin sonunu da bulmayacağını belirterek, “Gelecek haftalarda açıklayacağız” dedi. Raporun kamuoyundan önce hükümetlerle paylaşılacağını belirten Coville, ülke ismi ise vermedi.

Colville, Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlallerin gündeme geldiği Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne erişim izinlerinin olmadığını tekrarladı. Çinli yetkililerle yaptıkları görüşmelerde, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’in bölgeye ziyaretine ilişkin bir ilerleme olmadığını aktaran Colville, bu durumdan üzüntü duyduklarını kaydetti. Karar

Ayrıca Kontrol Et

Çin Soykırım Kamplarından kurtulan Uygur kadın: İşkence gördüm, tecavüze uğradım

İşgalci Çin’in Müslüman azınlığa yönelik baskı politikaları tepkilere yol açarken, Doğu Türkistan Bölgesi’nden Uygur Tursunay …